18 Aralık 2010 Cumartesi

KANATLARINDAN DÜŞEN TIRTILın Hikayesi


Hayatla kaldığım bu göz gözelik an,
Bir dönemecin bilinmezliği,
Ve tam bilinmezken takındığım
Bir koşum şövalyelik
Plansız ama yeminli kıpırtısızlığım…
Bunlar;
Uçarken
Kanatlarından düşmüş olacak
Turuncu tüylü tombul bir tırtılın,
Sayesinde,
Büyüsel anlam kazanan hallerim. 
Onun
Bir seyirlik ömrünü
Asfaltın ortasından kaldırdığımda direnen,
Avucumda
Gitmeye hazır
Hareketsiz duruşu,
Çaresiz
Ama bir o kadar korkutucu teslimiyetinin
Bilinmez bekleyişi...
Düştüğü yolda,
Olduğu durumda,
Yani avucumda,
Takındığı umursamaz tavır!
Yaşadığı sürece başının çaresine bakacağı belli,
“Ha asfaltın kenarı, ha yeşilliğin ortası” diye dillenmiş misali,
Nereye koysam, orada
Aramaya hazırdı yolunu
Korkusuzluğu,
Benim ona yapabileceklerimi lehine çevirdi.
Ne kendime ayırdım ölüsünü seyrederek,
Ne olduğu yere bıraktım görmezden gelerek…
Aldım
Ve kımıltılı toprağın curcunasına bıraktım.
Belki daha kısaydı ömrü
Belki daha şanslı!
Ama grinin ortasında
Talihsiz parlak rengi,
Şimdi
Yeşilin ve diğer birçok renklerin içinde
Başka türlüydü.
Tehlikeden sıyrılmanın boşluğunda kaldı bir süre
Ama sevincini saklayamadı daha fazla.
Etrafındaki bahara
Kendi güzelliğini de katma heyecanı ile
Canlandı ve kalabalığına karıştı.
Ondan ayrıldığımda
Aklım gözlerimden uzaklaşmış
ve kendime takılmıştı.
…..
“İnsanın yetilerini hayvanlardan ayıran
Ve yüceleştiren onca bilgi yığınının
Yüzü kara istisnası, ben!”
…..
“Hayat karşısında tırtıldan daha acizim.”
….
Sıkıntıların düğümünde bıraktığı için
Boş yere sövüp saydığım,
Derdi kendine eğlence, masum Hayat;
Ancak benim sayende belirlenebilir.
Her halükarda bir şekil yol yürüyeceğim Hayat;
Bana karşı değil,
Ancak benim için olabilir şimdi.
“Hiçbir şey ummadan düşmek yola!”
Tüm kötücül alıkonulmalardan
Şartsız salıverilmemi sağlayacak
Bu asil
Ruh…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder